Elektronik Ortamda Kişisel Verilerin Korunması, Bazı Ülke Uygulamaları ve Ülkemizdeki Durum

27 Aralık 2018 tarihinde yazıldı.

Elektronik Ortamda Kişisel Verilerin Korunması, Bazı Ülke Uygulamaları ve Ülkemizdeki Durum için yorumlar kapalı

Günümüz teknoloji çağında, bilginin çok hızlı şekilde toplanması, işlenmesi ve aktarılmasının kişinin mahremiyet, rahatsız edilmeme, anonim kalma gibi özellikle manevî varlığına ilişkin haklarını tehdit etmesiyle birlikte, dünya üzerinde kişinin aidiyetini belirleyen kişisel verilerinin korunması gerektiği fikri ortaya çıkmıştır.

Elektronik cihazlar ve sistemlerle bilginin otomatik hâlde işlenmesi bu fikrin tohumlarının atılmasına sebep olurken internetin icat edilmesi ve çok hızlı bir şekilde toplumların gündelik yaşamlarında kullanılmaya başlaması ise bu gerekliliği hayatî hâle getirmiştir. Avrupa’da 1960’lı yıllarda atılan ilk adımlardan sonra, 108 sayılı Sözleşme ve 95/46/EC sayılı Yönerge ile kişisel verilerin korunması bağlayıcı yasal bir çerçeveye kavuşturulmuşken ülkemizde 1995 yılında başlayan çalışmalardan halen sonuç alınamamıştır. Ezcümle “Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı” üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Günümüz modern hukuk sistemlerinin en önemli hak süjesi insandır. Bu bakımdan hukuk sistemleri temelde insanın kişiliğinin ve kişilik haklarının korunması üzerine kurulmuştur. Çalışmamızın maddî unsurunu oluşturan kişisel veriler ise kişilik haklarının önemli bir bölümünü teşkil eder. Çünkü kişisel verilerin korunması, kişinin şeref ve haysiyeti gibi manevî varlığına ilişkin haklarının korunması ile doğrudan ilgilidir.

Teknolojide yaşanan süratli gelişmeler, bilginin çok hızlı bir şekilde üretilmesine, işlenmesine, depolanmasına ve dağıtılmasına imkân sağlamaktadır. Özellikle bilginin çok hızlı bir şekilde üretiliyor, dağıtılıyor olması bir takım endişeleri ve bazen de problemleri beraberinde getirmektedir. Bugün, dünya üzerinde milyonlarca insan elektronik ortamlara dâhil olmaktadır ve artık sayılamayacak kadar çok bilgiyi bu ortamlara aktarmaktadır. 2012 yılının ikinci yarısında Facebook’un günde beş yüz terabyte veri topladığı, günde ortalama 300 milyon fotoğrafın Facebook’a yüklendiği belirtilmiştir . Bugün 1.23 milyar civarında kullanıcısı olan Facebook’un sosyal medyanın aktörlerinden sadece bir tanesi olduğu göz önüne alındığında kişisel verilerin korunmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Kişisel verilerin artık ticarî meta hâline getirilmesi, her geçen gün yeni bir boyut kazanan siber suçlardaki hızlı artış ve buna bağlı olarak toplum psikolojisinde ortaya çıkan kaygılar; izleme, gözetleme, dinleme ve kaydetme imkânlarının olağanüstü derecede artması, yaygınlaşması ve kolaylaşması, bilgisayar ya da diğer mobil cihazlar başında insanoğlunun olağanüstü sosyalleşme çabaları ve buna bağlı olarak sosyal medya aracılığı ile çok fazla miktarlarda paylaşılan kişisel veriler dikkate alındığında kişisel verilerin genel mevzuat hükümlerine göre korumada yetersiz kalacağı açıktır. Ancak yapılacak düzenlemelerin gelişen teknoloji ve değişen toplum düzeni karşısında güncelliğini koruyabilmesi için kazuistik yöntemlerle hazırlanmaması gerekir.
Kişisel verilerin korunması hakkı, insanın temel hak ve özgürlükleri arasında yer almakta olup, kişiliğinin korunması, hukuk devleti ilkesi ve demokrasinin derinlik kazanması açısından hayatî öneme sahiptir.

Anahtar kelimeler: Elektronik Ortam, İnternet Ortamı, Kişisel Veri, Kişisel Verilerin Korunması, Veri Sahibi, Veri Sorumlusu, Veri Koruma Yönergesi

OĞUZ, Habip: “Elektronik Ortamda Kişisel Verilerin Korunması, Bazı Ülke Uygulamaları ve Ülkemizdeki Durum”, UMD, y.2014, S.3, s.1-38.